Hawar Dergisi
I.Dünya Savaşı’nın sonunda imzalanan AnlaÅŸmalar ile Kürdistan beÅŸe bölünmüştü. Bu parçalanmanın ardından yapılan baskı ve zulümlere bir tepki olarak 1925 yılında Kuzey Kürdistan’da bir baÅŸkaldırı patlak vermiÅŸti. BaÅŸarısızlıkla sonuçlanan bu baÅŸkaldırının ardından kuzeydeki Kürt aydın ve yurtseverleri Küçük Güney Kürdistan’a (bugünkü Suriye’nin kuzey tarafı) göç ettiler. Bunlar Celadet Bedirxan, Kamuran Bedirxan, Osman Sabri, Nurettin Zaza, vs.
O yıllarda Suriye, Fransa mandası altındaydı. Bu yüzden Kürtler’in bazı kültürel faaliyetlerine karışmıyorlardı. Celalet ve Kamuran Bedirxan kardeÅŸler, bunu fırsat bilerek Suriye’nin baÅŸkenti Åžam ÅŸehrinde 15 Mayıs 1932 yılında “Hawar” dergisini yayınladılar.Åžam kentinde yayınlanan “Hawar” dergisi, düzenli olmayan aralıklarla yayınlandı. Toplam 57 sayısı yayınlanmıştır. İlk sayısı tamamıyla Türkçe yayınlanan derginin daha sonraki sayıları Kürtçe ve Fransızca yazılmıştır. 20 sayfalık olan derginin 16 sayfası Kürtçe, 4 sayfası ise Fransızca olarak yazılmıştır.
Dergide ilk önceleri Kürtçe yazılar hem Arap hem de Latin alfabesi ile yazılıyordu. 23.sayısından sonra tamamıyla Latin alfabesi ile yazılmıştır. Dergide kullanılan dil son derece anlaşılır ve duru bir dildir.
Hawar Dergisi, Kürt yazı dilini ve yapılan yenilikleri halka benimsetmek için Kürt edebiyatını sevdirmek ve bilinç kazandırmak için sistemli bir çaba harcamıştır. Dergi, Kuzey ve Güney Kürtleri’ne de ulaÅŸtırılmaya çalışılmış ve oralardaki Kürtler’i de etkilemiÅŸtir. Yalnız olumsuz bazı sorunlarla da karşılaşılmıştır. Gerek buralardaki halkın(özellikle Kuzey Kürtleri) okuma-yazmasının çok az olması, gerekse de iletiÅŸimden kaynaklanan bazı sorunlarla karşılaşılmıştı. Bu yüzden dergide dil üzerinde çok durulmuÅŸtur.
Derginin 1.sayısında da dil ile ilgili şöyle bir giriÅŸ eklenir: “Hawar bilginin sesidir. Bilim ve bilgi kendini tanımadır. Kendini bilme, bilinçte iyiliÄŸin ve kurtuluÅŸun yolunu açar. Kendini bilen ve bilinçlenen herkes, kendini tanıtabilir, anlatabilir. Bizim Hawar’ımız her ÅŸeyden önce dilimizin varlığını tanıtacaktır. Çünkü dil var olmanın ilk koÅŸuludur.”

Dergide Melayê Cizirî’nin ÅŸiirlerine de yer verilmiÅŸtir. Hawar Dergisi, Kürt dili ve kültürüne iliÅŸkin kitap yayınları da yaptı. Bunların sayısı 17′ye ulaÅŸtı. Fakat bu çalışmaların uzun sürmesine izin verilmedi. Fransa devletinin Suriye’den ayrılmasıyla beraber, Suriye yönetimi faÅŸistçe yaklaşımlar ortaya koyarak diÄŸer despot hükümetler gibi Kürt dilini ve yapılan kültürel faaliyetleri yasakladı. Hawar dergisi de bu ÅŸekilde 1943 yılında kapatıldı.


İlk Kürt gazetesi Kurdistan, 22 Nisan 1898′de Kahire’de yayın hayatına başladı. Mikdat Mithad Bedirxan tarafından çıkartılan gazetenin ilk beş sayısı Mısır’ın başkenti Kahire’de, 6-19 arası sayıları Cenevre’de, 20-23 arası sayıları Londra’da, 24-29 arası sayıları Folkston’da, 30 ve 31. sayılarıysa Cenevre’de yayımlandı.
Merhabalar.yanlışım varsa düzeltin, Kürdistan tarih.bölümünde kürt’ler Lenin’e baÅŸvurdu,kısmını 2 kez girmiÅŸ siniz!?.ve ÅŸimdiye kadar. bildiÄŸimiz kürt resmi tarihe göre kürt’lerin lozan.antlaÅŸmasında ulusal parcalanışı,4 parça olarak biliyorum! Çok cidi bir emek ürünü olarak hazırlamış olduÄŸunuz,site’de kürt’lerin 5 parça olduÄŸunu söylüyorsunuz.!? Ben iÅŸim gereÄŸi türki cumhuriyet’leri’nin bir çoÄŸuna gitmiÅŸ oralarda çalışmış biri olarak.görüp yaÅŸadıklarımı sizinle paylaÅŸmak istedim çalışmam esnasında Azerbaycan.Türkmenistan.Moskova.Özbekistan’da buralarda nüfusları çok cidi olmasada binleri bulan kürt var, gördüklerim’den.hareket ederek.ÅŸu kanıyamı.!!varmam gerek,kürdistanın 4′ten çok parçaya bölünmüş olarakmı düşünmem gerek yoksa?ben yanlışmı biliyorum saygılarımla,
Ben de 4 parça biliyodum lozanla birlikte dörde ayrılmıştı. Ama azerbaycan-gurcistan-ermenistan da konuşuluyor oraları da dahil edersek 5 olur
arkadaşlar şu anda dört parça da o zaman beş parça idi mahabat kürt cumhuriyeti vardı yanılmıyorsam ondan bahsediliyor
erhan arkadaş doğru söylüyo ozamn beş parçaya ayrılmıştı daha sonra mahabat işgal ediliyoo..ayrıca mehmet uzun bu konuyu bir romanla iyice açıklamıştır özellikle hawarın öyküsünü(KADER KUYUSU)