Xan Mehmûd, Osmanlı’ya Başkaldırdı [1838]
20 December 2011 – 18:35 | Bir Yorum Var!

Kürdistan’ın doğusunda Safevi Hanedanlığı’nın, batıda Osmanlıların yükselişe geçtiği 16. yüzyılın ilk yarısı Kürdistan için de bir dönüm noktasıydı. Kürt Emirlikleri ve çeşitli Türkmen idareleri tarafından yönetilmekte olan Kürdistan, şiddetli saldırılar sonrası kısa bir süreliğine Safevilerin …

Okumaya devam edin »
Belge

Kürdistan Tarihine dair belgeleri bu bölümde bulabilirsiniz. Ayrıca elinizde belge varsa yayınlamamız için bize yollayabilirsiniz.

Kürdistan Tarihi

Kurdistan Tarihi konularını bu kategoride bulabilirsiniz. Bazı yazıları diğer kayegorilerle de ilişkilendirilmiştir.

Kürt Devletleri

Tarih boyunca kurulmuş Kürt Devletlerinin, Hanedanlıklarının ve Yerel Hukükümetlerin bir kısmını bu kategoride bulabilirsiniz.

Kürt Edebiyatı

Kürt Edebiyatı, Edebiyat Tarihi ve Kürtlerin yayımladığı tarihi gazeteler bu bölüm altında toplanacaktır

Video

Bu kategori müzik ağırlıklıdır. Farklı videolara da yer verilecektir.

Anasayfa » Kürdistan Tarihi

Osmanlı’da Kürt Özerkliği

tarafindan 13 June 2009 – 21:44 tarihinde eklendiBir Yorum var

Yavuz sultan Selim Çaldıran Savaşı’ndan sonra ordusuyla İstanbul’a dönerken Amasya’da konakladı. Savaşta kendisini destekleyen Kürt beyleri ile 1515 yılında Amasya’da buluşarak Kürtlerin özerkliği karara bağladı. 1520 yılında Yavuz Sultan Selim’in ölümünden sonra yerine geçen oğlu Kanuni Sultan Süleyman da bir ferman yayınlayarak aynı siyaseti devam ettirdi.

Dua ve niyazdan sonra..

“ Kanuni Sultan Süleyman, babası Yavuz Sultan Selim zamanında Kızılbaşlara karşı cephe alarak müspet ve hayırlı hizmetlerde bulunan ve şimdi de devlet’e doğrulukla hizmetler ifa eden, bilhassa (serasker-i Sultan İbrahim paşa’nın) bu defaki İran seferine katılarak Kızılbaşların yenilmesinde yararlılıklar gösteren Kürt beylerine, gerek Devlet’e karşı gösterdikleri özkulluk ve dilaverliklerin karşılığı olarak ve gerek kendilerinin vaki müracaat ve istirhamları göz önüne alınarak, her birinin öteden beri ellerinde ve tasarruflarında bulunan eyalet ve kaleler, geçmiş zamanlardan beri yurtları ve ocakları olduğu gibi ayrı ayrı beratlarda ihsan edilen yerleri de kendilerine verilip mutasarrıf oldukları eyaletleri, kaleleri, şehirleri, köyleri ve mezraları bütün mahsulleriyle, oğuldan oğula intikal etmek şartiyle kendilerine temlik ve ihsan etmiştir. Bu münasebetle aralarında asla anlaşmazlık ve geçimsizlik çıkmamalı, dışardan müdahale ve taarruz edilmemelidir. Bu emr-i celile riayet edilecek, hiçbir suretle üzerinde kalem oynatılmayacak, hiçbir yeri değiştirilmeyecektir. Bey ödlüğünde eyaleti kaldırmayıp bütün hududu ile mülkname-i Humayun uyarınca, oğlu bir ise ona kalacak, eğer müteaddid ise istekleri üzerine kale ve yerleri paylaşacaklardır. Uzlaşmazlarsa Kürdistan beyleri nasıl münasip görürlerse öyle yapacak ve mülkiyet yolu ile bunlara ebediyete kadar ilâ ebeddevrân mutasarrıf olacaklardır. Eğer bey, varissiz, akrabasız ölmüşse o zaman eyaleti hariçten ve yabancılardan hiç kimseye verilmeyecek, Kürdistan beyleriyle görüşülüp ve ittifak edilip onlar bölgenin beylerinden veya beyzadelerinden her kimi uygun görürlerse ona tevcih edilecektir. Cenab-ı Hakk’ın birliği üzerine yemin ederek bu muahede-i Hümayunumu, emr-i celilimi tekrar eder ve mühürlerim. Ulu peygamberimizin nübüvet ve risaleti hakkı için mademki Kürt beyleri doğruluk üzere dostuma dost, düşmanıma düşman olmaktadırlar, Devletime sadık kaldıkları müddetçe ferman-ı şerifime riayet etmelidirler. Bu emrime karşı gelenlerin, Allah’ın izniyle hesap gününe suçlu ve günahkar ve zalimlerden olmalarını niyaz eylerim amma asıl isteğim doğruluk yolundan ayrı düşülmemesidir. Bu yolda üzerlerine din ve devletime ait işler düştüğü zaman Diyarbakır ve Bağdat beyleri ve etrafta bulunan Kürt beyleri birlik ve beraberlik içinde olmalı, cümle askerleri ve savaş araçları ile düşman üzerine saldırmak için dakika kaybetmemelidirler. Şeriat ve kanun dairesinden ayrılmayıp emirlerindeki reaya zulüm ve her tür fenalıklardan kesinlikle sakınmalıdırlar.” * (topkapı sarayı müzesi arşivi E.11969)

1515 yılında Osmanlı Sultanı Yavuz Sultan Selim ile Kürdistan beyleri arasında Amasya’da yapılan görüşmeler sonrası İdris-i Bitlisi’nin görüşleri doğrultusunda Kürdistan bölgesinin idari yönetimi üç ayrı statüye ayrıldı.

Klasik Osmanlı Sancakları

Klasik Osmanlı sancakları Osmanlı İmparatorluğu’nun diğer bütün bölgelerinde uygulanan ve geçerli usule göre idare olunan sancaklardan farklı değildi. Sancakbeyi doğrudan padişah tarafından atanmakta ve lüzum görüldüğü takdirde derhal görevden alınabilmekteydi. Sancakbeyleri sancak dahilinde mülki ve askeri yetkilere sahip bir idareci konumunda olup, herhangi bir imtiyaza sahip değildi. Bu tip sancaklar genellikle aşiret yapısının zayıf olduğu yerlerde büyük şehirlerdeydi ve sancak beyleri doğrudan Osmanlı merkezi yönetimine karşı sorumluydular.

Ekrad (Kürt) Sancakları

Ekrad sancakları klasik Osmanlı sancaklarından farklıdır. Bu sancakların idaresi bölgeye eskiden beri hakim olan nufuzlu Kürt yerel beyleri ve hanedanlarına mülkiyet yoluyla “yurtluk ve ocaklık” olarak verilmekteydi. Ölüm ve ihanet durumları dışında Ekrad sancaklarının beyleri hiçbir şekilde değiştirilemez, her iki halde de değişiklik teklifi beylerbeyinin arzı üzerine Divan-ı Hümayun’da görüşülür ve ancak eski beyin oğulları veya ailesinden biri tayin edilirdi. Dışarıdan bey atanması yasaktı.** (başbakanlık arşivi, mühimme 46, s.271).

Ekrad sancaklarının da birer tahrir defteri vardı ve klasik Osmanlı sancaklarında olduğu gibi bunların gelirleri de kaydedilmekte, padişah ve sancakbeyi hasları çıktıktan sonra geri kalan hasılat ve tımar sahiplerine dağıtılmakta; bu sancakların mali ve hukuki konularda büyük yetkilere sahip kadıları ise merkezden atanmaktaydı.

Kürt Hükümet Sancakları

Hükümet sancakları olarak adlandırılan bu sancaklarda da yönetim ekrad sancaklarında olduğu gibi babadan oğula geçmekte olup, ölüm ve ihanet hallerinde yine aynı aileden bey atanması mecburiyeti vardı.

Soyun tükenmesi halinde yine çevredeki ailelerden olmak ve Kürdistan beylerinin onayı şartı ile yeni biri atanırdı. Kürt hükümetlerinden Palu’da Yusuf Bey’in ölümü üzerine, yerine ümeradan Ahmed Bey’in tayini teklif edilmiş, ancak Divan-ı Hümayyun bu teklifi “beyliğin kadimden beri mutasarrıf olanların oğullarına verilegeldiği” gerekçesiyle reddetmiştir. ***(başbakanlık arşivi, mühimme 46, s.271)

“mefruz’ul – kalem ve maktu’ül – kadem” olduklarından tahrir defterleri tutulmaz ve merkezden kalem erbabı olan Osmanlı memurları tayin edilmezdi. Kürt hükümet sancakları sadece güvenlik ve vergi vermede Osmanlı’ya bağlı iç işlerinde tam anlamıyla bağımsız, yerel hükümdarlıklar statüsündeydiler.

Bir Yorum var »

  • demir demirr says:

    osmanlının kürd ve diyer tüm yerel halka gösterdiği ilgi gözden kaçmaz ve inkar edilemez yalnız buna karşılık da kürdlerde osmanlıya sıcak yaklaşıyordu tabi osmanlıda bunları karşılıksız bırakmadı YALNIZ;
    CUMHURİYET DÖNEMİNDEN SONRA ATATÜRK’ÜN kürdlere özerklik veya öz güven ve kürd varlığını koruma altına almamasın’dan dolayı ülkede bir kürd sorunun doğmasına neden oldu bu sorun hatta cumhuriyet ilanından kısa bir süre sonra doğdu nitekin ki çözüm arayışı olmadı ve siyah örtüyle kaplanmak istendi
    bu siyah örtüye ufak bir örnek 12 eylül darbeleri,dersim katliamı,maraş katliamı jitemin hızlı olduğu dönemler gibi tabi bütün bunlar hiçbir şey değiştirmedi sadece geriye dönük kara bir leke olarak kaldı ve olan mahsum insanlara oldu ve bazen diyorum ki keşke türkler eski benliklerini kaybetmeseydi tabi bütün bunları genel anlamda söylemiyorum sadece yönetim sisteminde keşke FATİH SULTAN MEHMET, YAVUZ SULTAN SELİM, KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN Düşüncesi adaleti ve doğruluğu olsa
    tabi KÜRD ve TÜRKÜN kardeşliği bozulmuş değil inşallah bu hep daha kültürlü,adletli birlik ve beraberlik içinde olur sevgiler ve saygılar karşılıksız kalmamalı birbirimize sempati ve sıcak duygularla yaklaşılmalı eminim ki sevgi saygı kardeşlik doğru yaklaşım olursa hiçbir şekilde sorun yaşanılmaz
    allaha emanet

Yorumunuzu Girin!

Yorum yapabilir, veya geri izleme yapabilirsiniz. Isterseniz yorumlara abone olabilirsiniz .

Fikrinizi belirtmekten cekinmeyin.