Seyid Rıza’nın İngiltere’ye yolladığı mektup
Dışişleri Bakanlığına
Yıllardır, Türk Hükümeti Kürt halkını asimile etmeye çalışıyor ve bu amaçla halkı eziyor, Kürtçe yayınları ve gazeteleri yasaklıyor, anadilini konuşan insanlara işkence ediyor ve sistematik olarak insanları Kürdistan’ın bereketli topraklarından söküp, Anadolu’nun çorak bölgelerine göçe zorluyor ve birçoğu oralarda telef oluyor.
Türk Hükümeti son olarak, hükümetle yapılan anlaşma gereği, bu işkencelerin dışında tutulan Dersim’e de girmeye çalıştı.
Bu olay karşısında Kürtler, uzak sürgün yollarında yok olmaktansa, 1930′da Ağrı Dağında, Zilan vadisinde ve Beyazıt’ta yaptıkları gibi, kendilerini savunmak üzere silaha sarıldılar. Üç aydan beri ülkemi, acımasız bir savaş kırıp geçiriyor.
Savaş araçları bakımından eşitsizliğe rağmen ve bombardıman uçaklarının yangın bombaları, zehirli gaz bombaları atmalarına rağmen, ben ve arkadaşlarım Türk ordusunu başarısızlığa uğrattık.
Direncimiz karşısında Türk uçakları köyleri bombalıyor, ateşe veriyor, savunmasız kadın ve çocukları öldürüyor ve böylelikle Türk Hükümeti, başarısızlığının intikamını tüm Kürdistan’da işkence yaparak almak istiyor.
Hapisler, ağzına kadar masum Kürtlerle doludur. Aydınlar kurşuna diziliyor, asılıyor veya Türkiye’nin ücra köşelerine sürgüne gönderiliyor.
Ülkelerinde bulunan 3 milyon Kürt, barış içinde yaşamak, özgür, kendi ırkını, dilini, geleceğini, kültürünü ve uygarlığını korumak istiyor; benim sesimle ekselanslarınızdan maruz bulunduğu zulüm ve adaletsizliğe son vermek için, Kürt halkını hükümetinizin yüksek ahlakî etkisinden yararlandırmanızı diliyor.
Sayın Bakan, en derin saygılarımızı sunmaktan onur duyarım.
Seyit Rıza
Dersim Başkomutanı


görüyoruzki K.atatürk’ün ülkeye açtığı bir yarayı hala saramadılar.
Nice değerli insanlareımızı toprağa gömdük isimlerini bile bilmiyoruz sayız kahraman ve bir o kadarda savaşçı..!
Babam bu olayları biliyordu ben az biliyorum akabinde benim çocuğum hiç bilmeyecek ve böylece bir kültürümüz kaybolacak atalarımızı tanıyamayacağız aynı zamanda bizler için mücadele eden kendi iplerini çeken nice kahramanlarımızı tanıyamayacağız. daha büyük bir acı varmıdır. Kendi kültürümüzden asmile edilmiş bir halk olarak daha büyük onursuzluk varmıdır. Seyid rıza şex said ve daha nice insanlarımız bu uğurda can verirken bizler ne kadar aciziz ve bu acizliğimizden daha yoz bir yaşam biçimi varmıdır. kaldıki hala bu ülkede yaşıyoruz hala bu ülkenin kanunlarıyla nizamlarıyla hareket ediyoruz.