Xan Mehmûd, Osmanlı’ya Başkaldırdı [1838]
20 December 2011 – 18:35 | Bir Yorum Var!

Kürdistan’ın doÄŸusunda Safevi Hanedanlığı’nın, batıda Osmanlıların yükseliÅŸe geçtiÄŸi 16. yüzyılın ilk yarısı Kürdistan için de bir dönüm noktasıydı. Kürt Emirlikleri ve çeÅŸitli Türkmen idareleri tarafından yönetilmekte olan Kürdistan, ÅŸiddetli saldırılar sonrası kısa bir süreliÄŸine Safevilerin …

Okumaya devam edin »
Belge

Kürdistan Tarihine dair belgeleri bu bölümde bulabilirsiniz. Ayrıca elinizde belge varsa yayınlamamız için bize yollayabilirsiniz.

Kürdistan Tarihi

Kurdistan Tarihi konularını bu kategoride bulabilirsiniz. Bazı yazıları diğer kayegorilerle de ilişkilendirilmiştir.

Kürt Devletleri

Tarih boyunca kurulmuş Kürt Devletlerinin, Hanedanlıklarının ve Yerel Hukükümetlerin bir kısmını bu kategoride bulabilirsiniz.

Kürt Edebiyatı

Kürt Edebiyatı, Edebiyat Tarihi ve Kürtlerin yayımladığı tarihi gazeteler bu bölüm altında toplanacaktır

Video

Bu kategori müzik ağırlıklıdır. Farklı videolara da yer verilecektir.

Anasayfa » Kürdistan Tarihi

Seyid Rıza’nın Ingiltere’ye yolladığı mektup

tarafindan 04 August 2007 – 14:08 tarihinde eklendiBenim de diyeceÄŸim var

seyid rıza

1925 Şeyh Said isyanından sonra, 1 Temmuz 2005′ten başlayarak 7.800 Kürt ailesi sürgüne gönderildi. Yaklaşık iki yıl sonra Bilhamdun’da kurulan birleşik Kürt örgütü Xoybun’un yönettiği Ağrı Ayaklanması’nın sonuçları ve akabinde 7 Eylül 1930′da Ağrı Kürt Cumhuriyeti’nin çöküşü Kürtlere karşı büyük bir saldırı getirdi. Henüz sayısı bile tespit edilmemiş kadar insan yerinden edilerek zorunlu göçe tabi tutuldu ve onbinlercesi öldürüldü. Ağustos 1934′te Kenan Paşa tarafından bombalanan ve 1935′te Elazığ’da ‘ders olsun’ diye asılanlar,  Doğu Vilayetleri Sivil Müfettişi Abidin Özmen’in Kürtsüzleştirme Politikası gereği sürgün edilen Kürtler, büyük bir patlamanın habercisiydiler.

25 Aralık 1935′te çıkarılan 2884 sayılı Tunceli Vilayeti İdaresi Hakkında Kanun ile bölgede uygulanan baskıcı yönetim ve General Hüseyin Abdullah Alpdoğan yönetiminde Dersim’de kurulmaya çalışılan garnizonaların tetiklediği Dersim İsyanı, 1937 ilkbaharında Kürtler için yeni bir süreç başlatıyordu. ‘Halkın ulusal haklarına saygılı mahalli bir yönetim’ isteğiyle ortaya çıkan ve çok sonraları bastırılması soykırım olarak kabul görecek olan Dersim İsyanı’nın lideri Seyit Rıza, bu dönemde Avrupa ülkelerinin Dışişleri Bakanlıklarına bir mektup yazarak dikkati bölgeye çekmek ve onlardan yardım almak istiyordu; fakat acıdır ki mektubun muhatapları olayı görmezden gelecekti. Türk Hükümeti’nin sansür kararı gereği isyanla ilgili gazete haberlerinin dahi bulunmadığı Dersim İsyanı’nın manifestosu kabul edilebilecek bu mektup, 21 Eylül 1937′de İngiltere Dışişleri Bakanlığı’na (Foreign Office) ulaşıyor. FO37120864 koduyla arşivlenen bu mektuba cevap olarak İngiltere, mektubun bir kopyasını Türk Hükümeti’ne gönderir ve olayı desteklemediğini diplomatik bir biçimde bildirir.

Seyit Rıza, isyanın manifestosu kabul edilebilecek bu mektubunda nüfusu 3 milyon olan Kürtlerin (1935 yılında yapılan nüfus sayımına göre Türkiye’nin toplam nüfusu 16.158.018′dir) barış içerisinde özgür yaşamak ve kültürlerini korumak istediğini belirtmektedir. Dahası, Alevi-Sunni herhangi bir ayırım yapmadan bütün Kürtlerin birliğine dikkat çekiyor ve Dersim İsyanı’nın, Ağrı, Zilan ve Beyazıt isyanlarından farksız olduğunu, Kürtlerin kendilerini savunmak uğruna silaha sarıldıklarını belirtiyor. Türk ordusuna karşı çatışmalarda üstünlük sağlayan Seyit Rıza, Kürdistan sözcüğünü kullanıyor ve bu başarının intikamının tüm ülkede Kürtlere uygulanan işkencelerle alınmaya çalışıldığını söylüyor. Nitekim isyanın bastırılmasında 6. ve 7. Türk Kolorduları, Diyarbakır, Urfa, Siirt, Elazığ ve Kürdistan’ın Adana’ya kadar olan bölümüne el koymuştu. Bu, isyanın Kürtlerin tümü açısından önemli olduğunu ve Kürdistan’ın Dersim dışında kalan noktalarında da karşılık bulduğunun açık bir göstergesidir. Seyit Rıza’nın dikkat çektiği bir başka noktaysa Kürtçe gazete ve yayınların yasaklılığı ve anadiliyle konuşanların işkence edilmesi. 1935′te kabul edilen Tunceli Kanunu ile Türkçe dışındaki tüm dillere konuşma, eğitim ve yayın yasağı getirilmişti.

Sözkonusu mektubu burdan okuyabilirsiniz

Yorumunuzu Girin!

Yorum yapabilir, veya geri izleme yapabilirsiniz. Isterseniz yorumlara abone olabilirsiniz .

Fikrinizi belirtmekten cekinmeyin.